

Skolyoz tanısı alan kişiler için süreç çoğu zaman belirsizlik, endişe ve uzun vadeli planlama gerektiren bir yolculukla başlar. Fizyoterapist Zeynep Çalışkan, bu sürecin yalnızca egzersizlerden ibaret olmadığının bilinciyle; skolyozu bütüncül bir yaklaşımla ele alan, değerlendirme ve takip süreçlerine önem veren bir fizyoterapisttir.
Kliniğe başvuran danışanların büyük bir bölümü, skolyoz tanısı sonrasında uzman hekimlerin Schroth temelli egzersizleri önermesi ile birlikte, skolyoz terapisti veya ISST Schroth terapisti arayışına giren bireylerden oluşur. Bu araştırma sürecinde amaç; yalnızca egzersiz yaptıran bir merkez bulmak değil, skolyozun yapısını anlayan, değerlendirme ve takip sürecini planlayabilen bir fizyoterapist ile ilerlemektir. Bu nedenle Schroth yaklaşımıyla çalışan ve skolyoz takibi konusunda deneyim sahibi bir fizyoterapist arayan kişiler için, sürecin nasıl ilerlediğini doğru şekilde aktarmak büyük önem taşır.
Skolyoz takibinde sağlıklı bir sürecin ilk adımı, detaylı bir değerlendirmedir. Bu nedenle Zeynep Çalışkan, ilk görüşmelerde ortalama 40–50 dakika süren kapsamlı bir değerlendirme yapmayı önemser. Bu süreçte omurganın genel dizilimi, gövde asimetrileri, rotasyon bulguları, omurga esnekliği ve postüral özellikler ayrıntılı olarak ele alınır.
Danışanın daha önce hekim kontrolünde yapılmış değerlendirmeleri ve paylaştığı bilgiler, sürecin anlaşılmasına yardımcı olur. Skolyoz derecesinin nasıl değerlendirildiği ve bu ölçümlerin ne anlama geldiği konusunda detaylı bilgi almak isteyenler için
“Skolyoz Derecesi Nasıl Ölçülür? Cobb Açısı Nedir, Ne Anlama Gelir?” başlıklı yazı yol gösterici niteliktedir.
Bu aşamada danışan ve ailesi, skolyozun yapısı, olası seyri ve fizyoterapi sürecinin bu yolculuktaki yeri hakkında şeffaf ve gerçekçi şekilde bilgilendirilir.
Skolyozda fizyoterapi süreci; bireyin yaşı, büyüme durumu, omurganın özellikleri ve günlük yaşam ihtiyaçları göz önünde bulundurularak planlanır. Özellikle çocuk ve ergenlerde, büyüme sürecinin devam edip etmediği büyük önem taşır. Çünkü büyüme çağında skolyozun artış gösterebilme riski bulunur.
Bu konuda ailelerin bilinçlenmesi için
“Skolyoz Çocuklarda Neden Artar? Ailelerin Mutlaka Bilmesi Gereken 5 Faktör”
ve
“Çocuğunuza Skolyoz Tanısı Konuldu, Şimdi Ne Yapmalısınız?”
başlıklı içerikler süreci anlamaya yardımcı olur.
Zeynep Çalışkan’ın yaklaşımında, her birey için aynı egzersizlerin uygulanması yerine, kişiye özgü bir takip ve egzersiz planı oluşturulması esastır.
Bazı skolyoz vakalarında, hekim değerlendirmesi doğrultusunda korse kullanımı gündeme gelebilir. Bu süreçte fizyoterapinin rolü; bireyin korse kullanımını daha bilinçli şekilde yönetmesine, günlük yaşam ve egzersiz süreciyle uyum sağlamasına destek olmaktır.
Korse süreci hakkında daha detaylı bilgi almak isteyenler için
“Skolyozda Korse: Doğru Kullanımı ve Takip Süreci”
başlıklı yazı önemli bir rehber niteliğindedir.
Takip sıklığı, kişinin ihtiyaçlarına göre planlanır. Çoğunlukla haftada iki seanslık takip tercih edilirken, bazı durumlarda daha sık aralıklarla çalışmak gerekebilir.
Belirli aralıklarla postür ve gövde ölçümleri tekrar değerlendirilir; bireyin sürece verdiği yanıt gözlemlenir. Hekim kontrolleriyle birlikte ilerleyen takip süreci, zaman içinde yeniden şekillendirilebilir. Bu yaklaşımın amacı, değişimleri erken fark etmek ve süreci kontrollü şekilde sürdürmektir.
Yetişkin bireylerde skolyoz, zaman zaman ağrı ve hareket kısıtlılığıyla birlikte görülebilir. Bu gibi durumlarda süreç, bireyin şikâyetlerine göre planlanır. Gerektiğinde manuel terapi uygulamalarıyla desteklenen bir yaklaşım benimsenir; ardından egzersiz temelli çalışmalara geçilebilir.
Yetişkin hastaların sıklıkla merak ettiği konulardan biri olan spor ve egzersiz ilişkisi için
“Yüzme Skolyoza İyi Gelir Mi?”
başlıklı yazı sık sorulan sorulara açıklık getirmektedir.

Schroth temelli egzersizler, skolyoz takibinde sık kullanılan yaklaşımlardan biridir. Ancak her birey için uygulanma şekli ve içeriği farklılık gösterebilir. Bu nedenle egzersizlerin, değerlendirme sonuçlarına göre planlanması ve düzenli olarak güncellenmesi önemlidir.
Schroth yaklaşımının ne olduğu ve nasıl uygulandığı hakkında detaylı bilgi için
“Schroth Terapi Nedir? Skolyoz Tedavisinde Nasıl Uygulanır?”
başlıklı içerik incelenebilir.
Skolyoz takibi, sabır ve süreklilik gerektiren bir süreçtir. Fizyoterapist Zeynep Çalışkan, bu sürecin yalnızca fiziksel değil; duygusal olarak da zorlayıcı olabildiğinin farkındadır. Bu nedenle danışanlarının sürece uyumunu ve motivasyonunu desteklemeyi, fizyoterapi sürecinin önemli bir parçası olarak görür.
Zaman içinde duruş farkındalığının artması, hareket kontrolünün gelişmesi ve kişinin kendi bedenini daha iyi tanıması; bu sürecin kazanımları arasında yer alır.
Zeynep Çalışkan, klinik çalışmalarını ağırlıklı olarak skolyoz alanına odaklayarak sürdürmektedir. Farklı yaş grupları ve farklı omurga özelliklerine sahip kişilerle yürütülen bu çalışmalar, skolyozun bireysel farklılıklarını daha yakından gözlemleme imkânı sunmaktadır.
Skolyoz alanındaki güncel yaklaşımları takip eden Zeynep Çalışkan, bu doğrultuda çeşitli ulusal ve uluslararası eğitimlere katılmıştır.
Başta ISST Schroth olmak üzere;
– Lyon Metodu
– SSOL
– DNS
yaklaşımları üzerine aldığı eğitimleri, klinik pratiğinde danışanlarının ihtiyaçlarına göre harmanlamaktadır.
Günümüzde Beşiktaş’ta bulunan kliniğinde, skolyoz tanısı almış kişilerle fizyoterapi ve egzersiz temelli takip süreçlerini sürdürmektedir.
En iyi deneyimi sunmak ve hizmetlerimizi geliştirmek için çerezler kullanıyoruz.
Çerezler; site performansını ölçmek ve kullanıcı deneyimini iyileştirmek amacıyla kullanılmaktadır.
Uzman fizyoterapist kadromuzla Manuel Terapi ve
Skolyoz Terapi’ de güvenilir çözümler sunuyoruz.

FizyoWise
Fizyoterapi, Manuel Terapi ve Schroth Terapi Merkezi
FizyoWise
Merhaba, Şikayetleriniz nedir size nasıl yardımcı olabiliriz?